Reklam Alanı
250x250

Menopozda değersizlik, yetersizlik duygusu depresyona götürüyor!

Dünyada her yıl 18 Ekim'de kutlanan Dünya Menopoz Günü'nde kadınların hayatındaki önemli dönemlerden biri olan menopoza dikkat çekmek ve dünyadaki tüm kadınların menopoz ve ilişkili sağlık sorunları açısından bilgilendirilmeleri amaçlanıyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi'nden Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, menopoz döneminin her kadının hayatında önemli bir evre olduğunu belirterek bu dönemin sağlıklı bir şekilde atlatılması için önerilerde bulundu. Demirsoy, şunları söyledi:

Duygular da değişiyor

“Menopoz kadının hayatına hormonal bir değişim getirir, hormonların da duygularımız üzerinde bir etkisi var. Bu dönemde kişilerin hayatı algılayış şekilleri önemlidir. Bu hormronal değişimlerin kişiler üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik etkileri olur. Kişide gerginlik sıkıntı hissinden depresyona kadar değişen duygu durumu oluşturabilir.

Kişinin bu döneme kendini hazırlaması önemlidir. Birtakım değişimleri yetersiz olarak algılamamak, bunların normal olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bazı kadınlarda sanki artık değersiz yetersizmiş gibi, kadınlığın kendisinde eksildiği gibi duygular yaratabilir.

Kendiyle barışık olan bu dönemi kolay atlatıyor

Bu dönemin öncesinde kişinin aktif bir yaşamının olması, ilişkilerinde doyum yaşıyor olması önemlidir. Kişi kendiyle ne kadar barışıksa bu dönemde de yetersizlik duygularına kapılmayacaktır. Tabii yaş dönemi olarak çocukların büyümesi, artık kendine olan gereksimimlerinin azalması da belki etkisiz ve yetersiz hissetmeye yol açabilir. O yüzden de kişisel uğraşların olması, sosyal doyumunun olması önemli, kişinin sosyal hayatının aktif olması önemlidir. Bu döneme eğer sağlıklı girerse kişi sağlıklı bir süreç yaşayacaktır ama zaten önceden duygusal sorunları varsa, mesela evlilikte çözülmemiş problemleri varsa o zaman o süreci daha ağır yaşayacaktır. Sorunlar için önceden önlem alarak bu dönem daha rahat atlatılabilir. Bunun doğal bir değişim dönemi olduğu, kişinin kendinde herhangi bir eksiklik olmayacağı, doğal geçici bir süreç olduğu kabul edilmelidir.”

Eşin yaklaşımı da duyguları etkileyebiliyor

Bu dönemde kadınların yakın çevresinin de desteğinin önemli olduğunu belirten Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy, 'Tabi eşle ilişkiler önemli bu dönemde. Kendini ifade edebilme becerisinin olması, eşin yaklaşımı da duyguları etkileyebiliyor. Bu dönemdeki hormonal değişimlerle ilgili olan sinirlilik, tahammülsüzlük gibi durumlara eş ya da yakın çevredeki kişilerin de hassas yaklaşması gerekiyor. Bunun geçici bir süreç olduğu unutulmamalı. Bu süreçte daha anlayışlı, destekleyici yaklaşımlar sergilenmeli.”

Gerektiğinde uzman desteği alınmalı

Demirsoy, bu dönemde yaşanan sorunları kişinin kendi başına aşamadığı zaman bir uzmana danışılması gerektiğini belirterek “Sıkıntının bir depresyon gibi bir tabloya dönüştüğü durumda ya da yetersizlik duyguları hâkimse, kişi yaşam sevincini kaybediyorsa o zaman mutlaka bir uzman yardımı alınmalı, psikolog psikiyatrist desteği alınmasında da fayda vardır.' diye konuştu.

Menopoz dönemi neden önemlidir?

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre erkeklerden daha uzun yaşadığı tespit edilen kadınlar, yaşamlarının büyük bir bölümünü menopoz sonrası sağlık sorunlarıyla geçiriyor. Kadınlar için menopoz sonrası yaşam sürecinin uzaması ve menopoz sonrası sağlık sorunlarıyla karşılaşma riskinin artması nedeniyle bu dönem toplum sağlığı açısından da büyük önem taşıyor. Tüm bu nedenlerle, Uluslararası Menopoz Topluluğu (IMS) ve DSÖ 18 Ekim'i Dünya Menopoz Günü olarak kabul ediliyor. Böylece tüm dünyadaki kadınların menopoz ve ilişkili sağlık sorunları açısından bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.

MENOPOZ YAŞAMIN EN KEYİFLİ DÖNEMİ OLABİLİR



Menopoz pek çok kadının kabusu. Ancak bu zorlu süreçten gerekli tedavi ve destekle keyif alarak bile çıkabilirsiniz. Bu dönemde kadınlar en çok “İlaç almalı mıyım? Hormon almalı mıyım?” gibi soruların cevaplarını merak ediyor. Bu soruların “Evet” ya da “Hayır” şeklinde bir cevabı olmadığını söyleyen Kadın Doğum Uzmanı Prof. Dr. Esat Orhon “Kişinin gereksinimlerine ve genel sağlık durumuna göre tedaviye karar verilir. Tedaviler mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır” diyor.

Menopoz, yaşamı tatsızlaştırmamalı

Menopoz bir kadının gördüğü en son adet kanamasının ilk günüdür. Menopoz bir dönem değildir. Menopoz kısaca, yumurtalıkların yeterli hormon üretmeye son vermesi demektir. Yeterli hormon üretimi olmayınca, adet kanamalarında aksamalar, gecikmeler olur ve sona erer. Adet kanamalarının sona ermesi menopozun bir sonucudur. Bu dönemde yumurta üretilmesi de sekteye uğrar. Gebe kalma olasılığının son derece azaldığı görülür.

Normal koşullarda menopoza hangi yaş grubunda girilir?

Ülkemiz için menopoz beklentisi 45 – 55 yaş arasındadır. 45 yaş ile menopoz arası dönem, Premenopoz olarak adlandırılır. Menopoz sonrası yaşam dönemine Postmenopoz denir. Genellikle kadınlar menopoz diyerek, Postmenopozal dönemi kastederler. 45 yaşından önceki menopoz erken menopoz olarak adlandırılır. 55 yaşından geç kalırsa geç menopoz olarak adlandırılır. Her iki durumda da sakıncalı sonuçlarla karşılaşmak mümkündür.

Menopoz belirtileri nelerdir?

En sık görülen şikayetler, sıcak basmaları, gece terlemeleri, düzensiz menstrüasyon kanamaları, cinsel isteksizlik, vajinal kuruluk, duygusal dalgalanmalar, yorgunluk hissi, saç dökülmesi, tüylenmede artış, uyku sorunları, bir konuya konsantre olma sorunu, unutkanlık, kilo artışı, idrar kaçırma sorunları, karında şişkinlik, hazım sorunu, memelerde hassasiyet, keyifsizlik, genel isteksizlik, depresyona eğilim, anksiyete, huzursuzluk, alınganlık, baş ağrısı, eklem ve bel ağrıları, ayak ve el parmaklarında deformitelerdir. Bu belirtilerin görülmesi kişiden kişiye değişik derecelerde olur. Kimi kadın bu belirtileri çok yoğun hissederken, kimi kadın hiç farkında bile olmayabilir.

Menopozun olumsuz belirtileri en rahat şekilde atlatabilmek için neler yapılmalı?

Menopoz sonrası şikayetlerden kurtulmanın en sağlıklı yöntemi, yaşınızın size sunduğu güzelliklerden yararlanmaktır. Çalışma hayatının sona erdiği yaşam dilimi olduğu için kişi kendine çok daha fazla zaman ayırabilecektir. Arkadaş toplantıları, geziler ve hobiler menopoz sıkıntılarının en iyi tedavisidir. Özellikle kemik erimesine karşı tedbir olarak düzgün beslenme hayati önem taşır.

Hormon alınıp alınmamasına karar vermede en önemli konu kemik erimesidir. Eğer kemik erimesi varsa, hormon tedavisi tercih edilebilir. Ancak bu durumda meme sağlığı, kalp, tansiyon, damar tıkanıklığı, kanser olasılığı, hatta birinci derece yakınlarda kanser öyküsü, şeker hastalığı, tiroid hastalıkları, böbrek sağlığı, sigara içiyor olmak ve genel sağlık çok iyi değerlendirilmelidir. Uygun olmayan durumlarda, verilen tedavi vücudun bir bölümüne yarar sağlarken, diğer bir bölümüne zararlı yan etki yapıyor olabilir. Menopoz sonrasındaki her kadının kendine karşı ilk görevi, sağlığını korumaktır.

MENOPOZ DÖNEMİNDE SAĞLIĞINIZI KORUMANIN YOLLARI



Kadınların hayatında önemli dönüm noktalarından biri olan menopoz, günlük yaşam ve sağlık konusunda pek çok endişeyi de beraberinde getiriyor. Kadın hayatının doğal evrelerinden biri olarak düşünülmesi gereken menopozun, tedavisi mümkün olmayan sorunların yaşandığı, yaşlanmanın başlangıcı olan dönem olarak görülmesi bu süreci zorlaştırıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü hekimlerinden Op. Dr. Zeki Salar, “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” öncesinde menopoz döneminde bedensel ve ruhsal sağlığın korunması hakkında bilgi verdi.

Ailemde tüm kadınlar erken menopoza girdi diyerek doktora gitmeyi ihmal etmeyin

Menopoz, kadınlarda adet kanamalarının kesilmesi anlamına gelir. Ortalama menopoz yaşı Batı toplumlarında 50-51 iken, ülkemizde 47-49 yaş civarındadır. Menopozun 40 yaşından önce olmasına “prematür menopoz”; 45 yaşından önce olmasına ise “erken menopoz” adı verilir. Her iki durum da normal değildir. 50'li yaşlarda görülen menopoz doğal bir süreç olarak değerlendirilirken, erken menopoz tedavi edilmesi gereken anormal bir durum olarak ele alınmalıdır. Bu nedenle erken menopoz özellikle çocuk yapma planlarını gerçekleştirememiş kadınlar için önem taşımaktadır.

Menopoz döneminde kemik erimesi, kalp krizi ve inme riski artıyor

Adet kanamalarında düzensizlik ve adet kesilmesi menopoz döneminin ilk belirtilerindendir. Ateş basmaları ve terleme sıklıkla bu düzensizliklere eşlik eder. Kimi zaman cinsel birliktelik esnasında genital kuruluk hissi, ağrı ve kanamalar görülebilir. Bunlar menopoz sürecinin gözle görülür belirtileridir. Uzun dönemde menopoz öncesinde yumurtalıktan üretilen östrojen hormon eksikliğine bağlı olarak, kadın vücudunda bir takım sorunlar oluşabilir. Bunların başında osteoporoz yani kemik erimesi gelir. Östrojen hormon eksikliğinin yol açtığı bir diğer sorun kalbi ve beyni besleyen damarlarda tıkanıklık ve daralma olasılığının artmasıdır. Menopoz sonrası dönemde kadınlarda kan yağlarında da olumsuz değişiklikler görülmekte; kolesterol ve trigliserid düzeyleri yükselmektedir. Bu değişiklikler, kalp krizi ve inme yani felç riskinin artışına neden olmaktadır.

Ruhsal değişiklikler ortaya çıkabilir

Menopoz döneminde bedensel değişikliklerin yanı sıra; azalan hormonların etkisi ile birtakım ruhsal değişiklikler de ortaya çıkabilir. Özellikle menopoz sürecine kendini hazırlamamış, doğru danışmanlık almamış kadınlarda adetlerin kesilmesi ile depresyona kadar varabilen durumlar ortaya çıkabilir. Bazı kadınlarda içe kapanma, ağlama atakları, çabuk sinirlenme, yorgunluk, cinsel isteksizlik, dikkat bozuklukları ve unutkanlık belirtileri görülebilir.

Düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin

Menopozdaki kadınların öncelikle etraflı bir aile öyküsü alınmalı ve özellikle hormon tedavisinin verilmesi için sakınca oluşturacak durumlar belirlenmelidir. Jinekolojik muayene sonrasında ultrason ile rahim ve yumurtalıklar değerlendirilmelidir. Smear testi, kan sayımı ve yağ yağları testleri, karaciğer, tiroid, kalp ve böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi, meme inceleme tetkikleri ve kemik erime testleri yapılması gereken uygulamalardır.

Sadece ilaç tedavisi yeterli değildir

Menopoz tedavisi sadece ilaç tedavisi olarak görülmemeli, hastaya yeterli zaman ayrılmalıdır. Çünkü çoğu kez menopoz dönemine giren kadın ruhsal sorunlarını rahatlıkla paylaşamaz, saklamak ister. Bu durum kadını ruhsal olarak olumsuz etkilerken, tedaviye devamını engelleyebilir. Menopoz tedavisi; bitkisel ya da ilaç şeklinde hormon tedavileri, osteoporoz tedavisi, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme, psikolojik destek ile sorunların çözülmesi olarak 4 grupta ele alınır. Hangi tedavi yöntemlerinin seçilmesi gerektiğine kapsamlı bir değerlendirme sonrasında hasta ile birlikte karar verilmelidir.

MENOPOZ DÖNEMİNDE KALP HASTALIKLARI ARTIYOR



Menopoz döneminde östrojen hormonundaki düşüş nedeniyle kadınlardaki kalp rahatsızlıklarının artığı bildirildi.

Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Salih Bilal, kadınların ölüm sebepleri arasında kalp krizinin birinci sırada yer aldığını söyledi. Kadınlardaki hormonal özelliklerin erkeklere göre kalp damarlarında spazm gelişme ihtimalini arttırdığını, bu tarz spazma bağlı koroner hastalıkların kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Bilal, şöyle konuştu: "Kadınlarda menopoz kalp hastalıkları açısından bir dönüm noktası. Menopozla kadın kalp hastalıklarında bir sıçrama oluyor. Menopozla birlikte kalp hastalıklarının koruyucusu olan östrojen hormonunun seviyesinde düşüş yaşanıyor. Östrojen hormonu iyi huylu kolesterolü yükseltirken kötü huylu olanı azaltıyor. Erken yaşta rahmi ve yumurtalıkları alınmış kadınlarda da kalp hastalığı ihtimali aynı şekilde yükseliyor." Bilal, 65 yaşın üzerindeki her 4 kadından birinde kalp rahatsızlığı görüldüğünü vurguladı. Menopoz sonrası düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmeyle kalp sağlığının korunabileceğini dile getiren Bilal, "Sigara alışkanlığını terk etmek de önemlidir" dedi. Bilal, kadınların kalp damarının daha ince olduğunu, bu durumun stent yerleştirme ve diğer ameliyatların başarısına da etkileyebildiğini ifade etti.

"ÖLÜM ORANI ERKEKLERE GÖRE DAHA YÜKSEK"

Bilal, kadınların kalp krizi başladıktan sonra hastaneye daha geç gittiğini söyledi. Kalp krizi geçiren kadınlarda ölüm oranının erkeklere göre daha yüksek olduğunu aktaran Bilal, "Yani kalp krizi kadınlarda daha tehlikeli. Kadınlardaki ölüm nedenleri arasında kalp hastalıkları birinci sırada yer alıyor. Kanser sanılanın aksine ikinci sırada geliyor. Kalp hastalıkları kadınlardaki ölümlerin yaklaşık yarısından sorumlu ve tüm kanser ölümlerinin neredeyse iki katı" diye konuştu. Bilal, ailesinde yüksek tansiyon, kolesterol ve şeker olan kadınların 30'lu yaşlarından sonra kalp açısından kontrolden geçmesi gerektiğini kaydetti.