yozdil @ sozcu.com.tr



Reklam Alanı
250x250

Ölümün üstüne cesaretle yürüyenleri görmüştüm ama, ölümün üstüne kahkahayla yürüyeni, ilk defa Levent ağabeyde gördüm.

*

Biliyordu öleceğini.
Hatta gününü bile biliyordu.
İnanmakta güçlük çekeceksiniz…
Son nefesine kadar matraktı.
Vedalaşırken bile espri yaptı.
Güle oynaya, neşeyle gitti.

*

Şahane serseriydi.
Son delikanlılardan.

*

Hiç müdanası yoktu.
Kimseye eyvallahı olmadı.
Gözünü budaktan sakınmadı.
Zirveyi de gördü, dibi de…
Villayı da gördü, kirayı da…
Nabza göre şerbet vermedi.
Her daim aynı kaldı.
Kardeşliği de gördü, kalleşliği de…
E, olacak o kadar dedi.
Kin gütmedi.
Güldü, geçti.
Ekmeğiyle oynandı.
Ambargo uygulandı.
Yasaklandı.
Devlet sanatçısı unvanı geri alındı.
Yüzünde kıl oynamadı.
Sahnede selam verirken hariç…
Asla eğilmedi.
Yalakaya, yalaka dedi.
Döneğe, dönek dedi.
Diktatöre, diktatör dedi.
Sahiciydi.

*

Neyine güveniyordu derseniz?
“Mizaha” diyordu.

*

“Zayıfın, güçlüye karşı silahıdır mizah… X-ray cihazından geçerken ötmez. Üzerinizdedir ama, nerenizde olduğunu kimse bilmez. Bütün ölçüm aletlerini atlatır. Şarkı olur, şiir olur, duvar yazısı olur, fıkra olur, illa ki hedefini bulur. Fısıltı olur, anahtar deliğinden geçer. Su olur, kapı altından geçer. Taş olur, hapishane duvarından geçer. Gidip, vuracağı başı bulur. Yasaklarlar, yasaklanmaz. Tutuklarlar, tutuklanmaz. İnadına, baskı altında gelişir. Ezildikçe büyür. Unutmamak lazım ki… Bizler, Nasreddin’in torunlarıyız. Türk mizahı diye, bir mizah vardır. Dünyada tektir. Halk varoldukça, onun olan mizahı öldürmeye kimsenin gücü yetmez.”

*

Ve, ilave ediyordu:
“Sadece hayvanlar gülmez.”

*

Halk varoldukça…
Yaşayacak Levent Kırca.
İlelebet, kahkahayla.