myar @ posta.com.tr



Reklam Alanı
250x250

Önceki gece Show TV’de yayınlanan Türkiye-İzlanda milli futbol karşılaşması deyim yerindeyse ekran başındaki her iki kişiden biri tarafından izlendi... Sonuç itibarıyla 90 dakikanın bitişinde milli bir sevinçte birleştik. Ancak maçın TV ekranına yansıyan detaylarında birçok can sıkıcı mesele vardı... Yıl olmuş 2015 ama anladığım kadarıyla bazı spor spikerleri için futbol topuna “meşin yuvarlak” denmesi geleneği hiç değişmemiş. Çoğunlukla meşinle ilgisi olmayan futbol topları olduğunu bir kenara not düşelim, bu bir... Maç sonucunda maçtan çok daha değerli bir sevinç tablosu vardı ve bitiş düdüğüyle birlikte reklama giden yayıncı kanal o tabloyu izleme heyecanımızı kursağımızda bıraktı, bu iki... Memleketimizde futbol yayıncılığı tecrübesi bir hayli gelişti. Size spikerinden yönetmenine kadar efsane isimler sayabilirim ama ne bileyim gecenin ruhuna yakışmayan amatörlükler o ustaların çıraklarını bile mumla arattı, bu üç... Bundan sonraki seriyi kim yayınlayacak bilemiyorum ama bu iş için hakikaten profesyonel kadrolar kurulması milli takımın kadrosu kadar önemlidir artık, bu da dört. Fransa yolunda başarılar Türkiyem...

En değerli 15 dakika..

TV8 de günlük dizi topuna girdi. Açıkçası günlük dizileri akışlarda bulundurmak benim her daim yanında olduğum bir karardır... Sıradan bir formattan daha ucuz ama daha etkilidir. İzlendikçe para basıp hem kanalı kâra geçirir hem de yeni izleyiciye “gel gel” yapar... TV8’in yayın saati tercihine gelince. Aşkların En Güzeli isimli dizi saat 19.00’da yayına girecek. Yaklaşık 60 dakikalık bölüm olsa hemen her büyük kanalın reklama gittiği 19.45-20.00 arası şansı rakiplerinin çok üstünde olacak... Ancak oradaki reytingin daha önce keşfedildiğini not düşelim. Bazı haber bültenleri o saat diliminde reklama gitmeyerek rakiplerinin arasından yıllarca birincilikle çıktı. Bunun ekmeğini en iyi Uğur Dündar yönetimindeki Star Haber yedi... Sonra oraya günlük diziler kondu. Mesela Deniz Yıldızı uzun ömrünü o 15 dakikaya borçluydu. Şimdi büyük bir TV kanalı tarafından bir de yarışma konacak ama anladığım kadarıyla pasta artık birden çok dilime sahip; albenisini yitiren bir 15 dakikayı bir kez daha düşünmekte fayda var bence!

Harun’un kontrolsüz gücü üzerine...

Bir izleyicimiz Star TV’de yayınlanan Paramparça isimli diziyle ilgili muhalefet şerhi düşmüş: “Bir işadamı ve ortalama düzeyde bir avukat devletin maliyesi ve güvenlik güçlerini kontrol altında tutuyor. Basit bir ihbarla koskoca holdingler mali denetime giriyor. Üstelik elde belge filan da yokken. Aynı zamanda polis yine ihbarla koskoca bir ailenin tüm bireylerini ve özel yaşamını kanıt istemeden kontrol edebiliyor. Bu dizide nasıl bir dünya yaşanıyor anlamıyorum”... Sevgili okurum; vallahi ben her daim hukukun üstünlüğüne inanan bir kardeşiniz olarak dizide anlatılan hikayelerin bir dönem misliyle yaşandığını ve hatta kısmen yaşanmaya devam ettiğini gördüğümden olup biteni çok da yadırgamıyorum. Bence tuhaf olan gerçeğe değil kurgulara şaşırmamız!

Coğrafik bir gaf geldi!

O Ses Türkiye’de (TV8) Ebru Gündeş, Tunceli ya da şimdi dillenen ismiyle Dersim’i yanlışlıkla Karadeniz coğrafyasına taşıdı... Tuncelili bir yarışmacıya “Senin gibi bir sesle, bir Karadenizliyle çalışmak isterim” deyince Murat Boz duruma bıyık altından güldü ama coğrafik gaf ağızdan çıkmıştı bir kere... Bilmemek ayıp değil de ne biyelim yani...

Darbeli Haydar’a dikkat!

Son zamanlarda dizilerden çıkan şarkılar özellikle gençlerin diline pelesenk oldu. Bu konuda Leyla ile Mecnun, İşler Güçler gibi diziler aklıma gelen birkaç örneğe resmen kaynak olmuştu... Önceki akşam yayınlanan Aşk Yeniden isimli dizide dinlediğim Darbeli Haydar şarkısı da bana göre önümüzdeki günlerin fenomen dinlencelerinden biri olacaktır. Şimdiden sosyal medyada patlamış durumda... Kısaca Aşk Yeniden absürt mizahı ayağa dikmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Ve evet bunu ustalıkla da yapıyor ki, şarkıları bile ağzımızda ıslık kıvamına geldi...

Şimdi kim kimi affetmeli?

Beni Affet dizisinde Bahar ve Kemal’in sıralı oto gaz sistemi gibi değişerek yaşadıkları trajediler bitmiyor... Her seferinde “birbirimize asla yalan söylemeyeceğiz” türünden yeminler eden ikilinin şu sıralarda başına gelmeyen melanet kalmadı... Çünkü Kemal, oğlu Yusuf’un hayatı için bir başkasıyla ilişkiye girdiğini sakladı ve gerçeği Bahar’a anlatmayarak önce arayı soğuttu, sonra Bahar’dan boşandı, sonra Bahar intihar teşebbüsünde bulundu ve kötürüm kaldı ve şimdi kendisine el uzatan Demir isimli adamdan yaşama umudu damıtmaya çalışıyor. Demir’in tipinden anladığımız kadarıyla o da hikayeye sonradan giren her karakter gibi saplantılı aşık kafasına girecek gibi... “Bir yalan bin sonuç doğurur” önermesi dışında neresinden bakarsan bak Beni Affet kafası güzel ama gözü yaşlı bir evrende yaşıyor. Kimin kimi affetmesi gerektiğini bir türlü anlayamadığımız tuhaf bir evrende!